| |
Son yazı |
Bu köşede sizlerle ilk birlikte olduğum günün üzerinden tam üç yıl geçti. Üç yıl boyunca her hafta pazar günleri bu köşedeydim.
Her zaman söylemişimdir, doğduğumuz andan itibaren yaşamımızdaki her şey belirsizdir, tek bir istisna dışında
Dr. Ümit Yazman
|
Başarılı mı oluruz, mutlu mu, ne iş yaparız, ne zaman evleniriz, yoksa evlenmez miyiz, kaç çocuğumuz olur, zengin mi oluruz, fakir mi her şey belirsizdir. Belirli olan tek şey ise bir noktada varolmayacağımızdır. Yaşamda her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu var. Bir taraftan, üzerinde hiçbir zaman kontrolümüz olmayan zamanın akışına boyun eğerek yaşarken, diğer taraftan kendi varoluşumuzu gerçekleştirmek adına verdiğimiz bir çaba ile geçer hayatlarımız.
Yaşamda aslında daima kendi seçtiklerimizi yaşarız. Bir şeyi seçerken, bir diğerinden vazgeçtiğimiz gerçeğini her zaman kolay kabullenemesek de, yaşamımız bu basit kural üzerinden işler. Yaptığımız her seçimin bir bedeli vardır. Bedelini ödemeyi göze aldığımız her şeyi yaşarız. Bazen öyle seçimler yapabiliriz ki, ödeyeceğimiz bedel çok yüksektir ve ödediklerimiz istediklerimize kavuşmamıza yetmediği gibi, yanımıza zarar olarak kalır, hayal kırıklıkları yaşarız. Kimi zaman ise seçimlerimizin bize getirdiği keyfin tadına varır, neşe ve mutluluk içinde günler yaşarız. “Pozitif” köşesi yayımda olduğu üç yıl boyunca, kendi özünü gerçekleştirme yolculuğunda olanlara yol arkadaşlığı yapmaya çalıştı. İnsan ruhunun derinliklerinde dolaştı. Hepinize, insanı oluşturan iki temel parçanın yani bedeni ve ruhunun arasındaki bağlantıyı anlatmaya çalıştı. Somut olarak her zaman algıladığımız bedenin dışına çıkarak, soyut olarak yaşadığımız ruhun farkındalığını vurgulama çabasında oldu. Kendimizi geliştirebilmenin tek yolunun ruhumuzun sesini duymayı gerektireceği üzerinde odaklandı.
Psikolojinin yaşamın her alanında nasıl yer aldığını üç yıllık yolculuğumuzda birlikte paylaştık. Sevgi ilişkilerinden, politikaya bağımlılıklardan, sanata kadar çok geniş bir yelpazeye psikolojik perspektiften bakmaya, psikiyatrinin güncel yansımalarını tartışmaya çalıştık.
Her birinizin düşünsel çizgisindeki sınırları zorlamaya çalıştım. Bilimsellikten ayrılmamak temel duruşumu oluşturdu. Bunu yaparken bilimin soğuk sesini ısıtmaya, herkesin konuştuğu ortak dili ve anlaşılırlığı kaybetmemeye gayret ettim. Beni hiç yalnız bırakmadınız. Sizden gelen mesajlardan her zaman güç aldım. Size karşı daima sorumluluk hissettim ve gereğini yerine getirmeye çalıştım.
Her şeyin bir sonu var. Ben de, tamamen gönüllü başladığım bu yazı serüvenini gene kendi isteğimle sonlandırıyorum. Ayrılıklar her zaman hüzünlüdür, çünkü bir sonu, hatta bilinçdışında ölümü çağrıştırırlar. Bundan dolayıdır ki, her ayrılıktan sonra önce ruhumuzun sesini dinlemeye, ardından da yeniden yaşamda var olmak adına hummalı bir çabaya girmemiz gerekir. Ben de öyle yapacağım. Ofisimde insanların hikâyelerini dinlemeye ve onlarla paylaşmaya devam edeceğim.
Vatan Gazetesi’nde yazmak, benim kişisel tarihime “ulaştığım bir ayrıcalık” olarak not düşülecek. Sahibinden muhabirine, çalışanından yöneticisine kadar herkese teşekkür borçluyum. “Pozitif ” köşesini çok hoş anılarla kapatıyorum.
Hepinize, zamanın elinizdeki en değerli hazine olduğunu bildiğiniz mutluluk dolu bir yaşam diliyorum...
|
20.04.2008
|
| |
|
|
|
|
Yazarın Eski Yazıları
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |